Sigarayı nasıl bırakabilirim?

 

Sigarayı nasıl bırakabilirim? Kulağıma küpe taktırdım olmadı, yine başladım. Sigarayı bırakmak için birçok yöntem var, ilaç var, hipnoz, akupunktur, nikotin sakızları var da var… Hepsinin belli yüzdelik dilimlerde etkisi var. Bir kere sigarayı bırakın. Hangi yöntemle olursa olsun bırakın. Böyle bir gücünüz varsa lütfen bırakın. Eğer ki bırakamıyor iseniz, bunun birkaç nedeni vardır. Sigaranın iki bağımlılığı var: Fiziksel ve psikolojik. Birçok metot bunun ikisinden birine etki ediyor. Yani A metodu bilinçaltına etki ederken B metodu fiziksel olarak etki ediyor ama diğer noktalar tekrar sigaraya başlamaya neden oluyor. Biz biorezonans metodu uyguluyoruz sigara bırakmada. Biorezonans metodu hem fiziksel hem de zihinsel olarak destekleyebiliyor. Fiziksel olarak içtiğiniz sigaranın frekanslarının tamamıyla tersini üreterek vücuda verdiğinizde sigaranın frekans bilgisi nötrleşiyor. Bu sizin vücudunuzun hiç sigara içmemiş birinin vücudu gibi hissetmesine neden oluyor. Psikolojik olarak da kulaktan özel noktalardan da frekans verilerek psikolojik olarak da destekleyebiliyor biorezonans. Bu sayede her iki yoldan da destek alabiliyorsunuz. Bu sayede başarı şansı bi hayli yüksek. Tüm bu metotların hepsini uygulamadan önce en önemli şart kararlı olmanız. Çünkü bağımlılık tedavilerinde kişinin isteği şart.

 

Annem meme kanseri tedavisi görüyor. Meme kanseri hastalarına ne önerirsiniz? Meme kanseri tedavisi geleneksel yöntemlerle ve veya hastanede kullanılan kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Hastamız da muhtemelen zaten bu yöntemleri tercih etmiştir, kemoterapi veya radyoterapi almıştır veya ameliyat olmuştur. Yanında biorezonans, ozon tedavisi gibi destek tedavilerden de bu hasta fayda görür. Mutlaka bu yöntemleri denemelerini tavsiye ederim. Özellikle ketojenik beslenme, yani bağışıklığı destekleyici ve şekerden, karbonhidrattan fakir beslenme bu hastanın idame tedavisinde destek olacaktır. Kullanabileceği bazı vitamin ve minareller için de doktoruna ulaşmalı.

 

Epilepsinin nedeni nedir? Epilepsinin nedenini tam olarak kestirmek mümkün değil. Bazen bazı hastalıklara bağlı olarak sekonder olarak çıkabilir, mesela kanser beyne metastaz yaptığında epilepsi olabilir. Ya da beyindeki bir iyi huylu tümör ya da kullanılan ilaçlar yapabiliyor epilepsi. Bu tabii bilinen tarafı. Bunun haricinde çocukluk çağından başlayıp da hiçbir nedeni olmadan epilepsi hastalığına yakalanan birçok epilepsi hastası var. Altında yatan, konuşulan teoriler, beyin yarım küreleri, aradaki korpus kallazyumdaki iletişim kusurları ile ilgili teoriler var ama epilepsinin kesin nedeni budur diyebileceğimiz veriler malesef henüz yok. Klasik tıbbın epilepsi tedavisinde anti epileptik ilaçlar var, bazen bir ilaç yeterli gelebiliyor, bazen bu ilaçların kombinasyonu uygulayabiliyoruz. Biorezonans metodu ile epilepsi konusunda destek olabiliyoruz biz de. Benim de Almanya’da sunumunu yaptığım, epilepsi konusunda incelediğim vaka örnekleri de var. Bir hayli güzel sonuçlar almıştık.

 

Hacamatın kesin yararı olduğuna inanıyorum. Sülük tutmak da inanılmaz yararlı. 70’in üzerinde hastalığa iyi geliyor. Doktor yoluna devam etsin. Güzel şeyler yapıyor. Her geçen gün yeni bilgiler, yeni çalışmalar, kliniğimize eklenen yeniliklerle yolumuza devam ediyoruz. Kendisine de çok teşekkür ediyorum.

Devamı...

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp deyince aklınıza ne geliyor?

 

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp deyince aklınıza ne geliyor? Geleneksel tıp deyince anneannelerimizin önerdiği ilaçlar, tamamlayıcı tıp deyince fiziksel tedaviler. Ozon, hacamat duydum, hiç yaptırmadım ama yaptıranları duydum, yararlı olduğunu biliyorum. Alerjik astım var bende. Bahar döneminde özellikle çok fazla hapşuruyorum. Herhangi bir tedavisi yok. Bununla ilgili bir çözüm olabilir mi? Biorezonans tedavisini mutlaka denemeli. Biorezonans metodu alerji ve alerji tabanlı hastalıklarda altın standart diyebileceğim bir tedavidir. Buradaki en önemli şey alerjik maddenin ters frekansını verdiğinizde elemine edebiliyorsunuz. Astım da bir nevi alerji tabanlı hastalık olduğu için biorezonans metodunun etkili olduğu hastalık gruplarının başındadır. Biorezonanstan sonra başka bir şey yapmasına gerek kalmayabilir.

Akupunktura gidenler var, rahatladıklarını söylüyorlar. İnsanların şu anki yaşanan psikolojik sorunu için ne yapılmalı? Herkes depresyonda. Küresel bir salgın yaşıyoruz tabii. Dolayısıyla bunun hem ekonomik, sosyal, hem de ruhsal etkileri var. Yaşanan bu olumsuzluklardan dolayı birçok kişi depresif durumda ve destek bekliyor. Bu durumun gelip geçici olduğunu bilmeniz gerekiyor bir kere. Bu güne kadar bitmeyen bir pandemi olmamış. Bunu bitirirken de etkilerini en az yaşayabileceğimiz şekilde destekler de alabiliriz. Her şey antidepresanla çözülecek değil. Bazı uğraşlar bulunabilir, ilgi alanlarımızı değiştirebiliriz, hobilerimizi ön plana çıkarabiliriz. Eskisi gibi değil de ailenizle daha çok zaman geçirebilirsiniz. Bunlar minik çözümler. Yetmiyor ise destek açısından baktığınızda akupunktur psikolojik konularda, WHO tarafından endikasyonu onaylanan birkaç daldan biridir. Bir diğeri biorezonanstır, önemli destek sağlayan bir tamamlayıcı tedavi metodudur. Bizim de bir hayli psikiyatrik hastamız oldu biorezonans tedavisi gören. Bazı bitkisel ilaçlar, kantaron mesela bilinen bir örnektir, doz vermeyeceğim, etkili olabilir. Bir başka yol Bach çiçekleri dediğimiz bir metot. Benim de uyguladığım bir metottur. Öncelikle bunun gelip geçici bir dönem olduğunu kabul etmekle başlıyor her şey.

Böbrekte neden ağrı olur? Böbrek bizim en önemli boşaltım organlarımızdan biri. Süzme görevini yaparken böbrek taşlarından dolayı ağrı olabilir. Haricinde böbrek oluşabilen bir enfeksiyon da ağrı yapar. Bir diğeri de çok fazla süzme işlemi yaparsa aşırı yüklenirsek de böbreklerimizde ağrı olur. Bazı hastalıklara bağlı ağrı da olabilir. Nadir de olsa kanser de böbrekte ağrı yapar. Böyle bir hasta geldiğinde böbrek ağrısına neden olan faktörleri test ederiz önce. Daha sonra başta biorezonans olmak üzere bu rahatsızlıkların tedavisine başlıyoruz.

Devamı...

FMF’im var, Akdeniz Ateşi. Genetik bir hastalık

 

FMF’im var, Akdeniz Ateşi. Genetik bir hastalık. Ölene kadar benimle gelecek. Büyüdüğümde böbreklerime sıçrayacak, böbrek yetmezliği çekme ihtimalim var. Çözümünü bulurlarsa çok sevinirim. Tabii bardağın boş tarafını görmek kolay. Bu dinleyicimiz de bardağın boş tarafıyla biraz ilgilenmiş. FMF ile ilgili ciddi sıkıntılar olabiliyor, evet. Ama bardağın dolu tarafını da görmek lazım. FMF’li olup takip edilen, iyileşen, gayet stabil durumda olan birçok hasta var. Benim de FMF ile ilgili bir hayli hastam oldu. Bu tür hastaların yaşam kalitesi ve konforunu artırıp stabil bir şekilde hastalığı seyrettirmek mümkün. Ben biorezonans tedavisi ile bu hastaları tedaviye aldım. Bunun yanı sıra vitamin, mineral takviyesi ve beslenme düzenlemesiyle bu hastaların yaşam kalitesi ve konforunu toparladım. Şu anda takipte gayet iyiler. İlla ki her FMF hastası da böbrek yetmezliğine, kansere kadar gidecek, ciddi sorunlar yaşayacak demek değil. Her zaman dediğim gibi bardağı doldurup taşırmadıkça hayatınız iyi devam edebilir.

 

Hacamat yaptırdım, faydasını gördüm. Yaptıranlardan da faydasını dinledim, ben de faydasını gördüm. Hacamat yaptırmak için merkezleri zor buluyoruz. Güven konusunda sıkıntı yaşanıyor, herkes kendini uzman diye tanıtıyor. Bununla ilgili araştırırken nelere dikkat edebiliriz? Onu sorabiliriz. Bizim zaten en önemli sorunlarımızdan biri bu. Halkımızın büyük çoğunluğu geleneksel ve tamamlayıcı tıbba inanıyor. Güzel. Ama bunun sadece ve sadece hekimlere ve diş hekimlerine verilen bir yetki olduğunu çoğu insan bilmiyor. Tabii Sağlık Bakanlığı bu yetkiyi verirken sertifikası olan doktorlara yetki verdi ve birçok kurs düzenledi. Bu kurslarda bu hekim arkadaşlarımız eğitildi. Sertifikası olan tıp doktorları ve diş hekimleri sadece yetkilidir. Hacamat, ozon, mezoterapi dahil olmak üzere tüm tamamlayıcı dallarda hekim ve diş hekimi olan kişiler dışında kimseye güvenmesinler. Lütfen bu konuyla ilgilenen tüm vatandaşlarımız sadece hekim ve diş hekimlerine gitsinler. Dolayısıyla bu kişiler haricindeki kişilerin yarattığı tıbbi problemleri ancak bu şekilde önleyebiliriz. Başta hacamat olmak üzere birçok hatalı işlem uygulanıyor. Örneğin hacamatta neşter, bistüri hastanın önünde açılır, bir kullanımlıktır ve atılır. Öyle jilet filan kullanılmaz. Bu ozon, mezoterapi, PRP, biorezonans gibi uyguladığımız tüm yöntemlerde geçerli. Sertifikası olan ve Sağlık Bakanlığı’ndan bu konuda ünite açma belgesi olan hekimler bu konuda dikkatlidir. Lütfen öncelikle gittiğiniz kişinin hekim olup olmadığını denetleyiniz. Eğer hekimse Sağlık Bakanlığı’ndan bu konuda ünite açma yetkisi olup olmadığına bakınız. Bu sizin sağlığınız için elzem bir durumdur. Sağlığınızı sokağa atmaya gelmez.

 

Midem biraz rahatsız. Nane ile tedavi ediyorum. Başka neyle tedavi edebilirim? Mide rahatsızlıklarında en önemli sorun mide asit fazlalığıdır. İlaç kullanmayı çok sevmiyoruz biz ama mideyi rahatsız edebilen özellikle kızartma gibi yağlı gıdaları kesip sindirimi kolay gıdaları tercih ediyoruz.İlk yapmamız gereken şey doğru beslenme. Mideyi yormayacak gıdalar alalım ki mide kendini tamir edebilsin. Bu birincisi. Nane güzel evet. Kekik suyunu da tavsiye ederim. Bunlar haricinde de tedavi desteği görmek isterse biorezonans tedavisi mide rahatsızlıklarında etkili bir çözüm olabilir.

 

Hacamatı duydum. Yani doktorlar alternatif tıpın yanında faydasını olabileceğini duydum. Annemin huzursuz bacak sendromu var. Ağrılarını hafifletebilecek tedavi yöntemi var mı? Huzursuz bacak çok yaygın bir sendrom. Genelde oturdukları yerde rahat duramaz, bacaklarını sürekli hareket ettirirler. İlaç olarak çoğunlukla antidepresan kökenli ilaçlar verilir. Çünkü altta psikolojik nedenlerin olduğu düşünülür. Beslenme bi kere önemli. Çünkü bağırsaklarımız ikinci beyin. Seratoninin yüzde 95i bağırsaklarda üretiliyor. Organik ve bu hastalığa uygun olmak zorunda beslenmemiz ve bağırsaklarımızdaki sağlıklı bakterileri koruyacak şekilde bir beslenme tarzı olmalı. Bİorezonans metodundan da faydalanabilirler, bu konuda çok etkilidir. Ayrıca akupunktur ve fitoterapik desteklerden fayda görürler.

 

Devamı...